19 Mayıs 2015 Salı

Ex Machina İncelemesi

Ülkemizde (sebebi bilinmeksizin) vizyona girmeyen,pek reklamı yapılmamış,Hollywood'un çoğu yapımıyla karşılaştırınca nispeten düşük bütçeli bir yapım Ex_Machina.Yapay zeka ile ilgili gördüğümüz pek çok filmden, felsefi yaklaşımı ve sahip olduğu gizemli unsur ile kendini kolayca ayırmayı başarıyor.



Güçlü reklam kampanyalarına sahip olmamasına rağmen arkasında oldukça güçlü isimler alıyor aslında;28 Hafta/Gün Sonra filmlerinin senaristliğini ve yönetmenliğini yapan Alex Garland aynı şekilde filmi yazıp yönetirken yapan isimlerini Star Wars Force Awakens ile sık sık duymaya başlayacağımız Oscar Isaac ve Domhall Gleeson ikilisiyle beraber kendisiyle bu filmde tanıştığım Alice Viklander başrolleri paylaşıyorlar ki bu genç oyuncu kadrosunun hepsinin filmde çok iyi işler başardığını söylemem gerek.Özellikle Alice Viklander gizemli ancak bir o kadar sempatik bir yapay zekayı kusursuz şekilde canlandırmış.

                                                       

Filmin en güçlü tarafı ise sahip olduğu gizem ve bununla beraber gelen gerilim unsuru.Uyarmış olayım,Ex Machina oldukça yavaş ilerleyen,büyün çoğunluğu diyaloglarla geçen ve hiç bir aksiyon sahnesine sahip olmayan bir film.Evet genelde bilim kurgu filmlerinde alışık olduğumuz bir durum değil bu ancak Alex Garland belli ki yapay zeka üzerine bir film yaratırken Stephen Spielberg yerine başka bir sinema dahisi olan Stanley Kubrick'in filmlerini örnek alıp 2001 yapımı Artificial Intelligence değil de 2001:A Space Odyssey benzeri bir film yaratmayı tercih etmiş ancak tabi ki Kubrick'in filmi kadar derin bir felsefi düşünceye sahip olmadığı çok açık.


                                             Yapay zeka Ava'yı her yönden Ultron'a tercih edeceğinize emin olabilirsiniz.


Ex Machina seyirciye yansıtmak istediklerinde başarılı olsa da pek keyifli bir seyirlik olduğunu söylemem yanlış olur.Yavaş yavaş çözülen bir senaryoda belirli senaryo unsurlarının oldukça tahmin edilebilir olması maalesef çok daha iyi olabilecek bir yapıma gölge düşürmüş.Finalinin ise bende hayal kırıklığı yarattığını da belirtmesem olmaz.

Son olarak Ex Machina pek çok film kritiğinden oldukça iyi notlar aldı hatta türünün en iyileri içinde olduğu söylendi,bu da haliyle beklentilerimi oldukça yükseklere taşıdı.Ben bir bilim kurgu klasiğiyle karşılaşmayı umarken maalesef beklentilerimin karşılığını bulamadım.Ex Machina kesinlikle herkese göre bir yapım değil hatta genel izleyici kitlesinin çoğu filmin sonuna gelmekte zorlanacaktır diye düşünüyorum yine de bilim kurgu türü içerisinde kendini belirli çizgilerle ayıran sayılı filmlerden

.



17 Mayıs 2015 Pazar

Mad Max Fury Road İncelemesi







''WHAT A LOVELY DAY'' 
Mad Max Fury Road filminin promo afişlerinde yazıyor bu.''Ne güzel bir gün!''.Evet,Max'in 4.filminin geçtiği Wasteland topraklarında güzel bir gün çünkü bugün motorlar tekrar gümbür gümbür çalışacak ve bol bol kan dökülecek,en önemlisi de Savaş Çocukları en büyük dileklerine kavuşacaklar: MÜCADELE!



Mad Max Fury Road adı gibi çılgın bir film.Sıradan bir post-apokaliptik film değil,sıradan bir aksiyon filmi hiç değil,konusu öyle aman aman derinlik sunmuyor hatta bütün bir film A noktasından B noktasına varış olarak özetlenebilir.Bunlara rağmen Mad Max son yılların en orjinal filmlerinden biri olmayı başarıyor.Sebebi ise Mad Max Fury Road, Wasteland'ın deliliğini anlatmak yerine bunu size göstermeyi seçiyor.2 saat boyunca filmdeki karakterlerin her birinin arkaplan hikayelerini mi izlemeyi umuyordunuz? Hayır! Mad Max Fury Road size bir ''yol'' hikayesi sunacak ve siz bu hikayeyi izlemekle kalmayacaksınız; bu hikayeye tanık olacaksınız.



Mad Max'in senaryosu,karakterleri,olayları hakkında çok şey yazılabilir aslında ama öyle yapmayacağım.Sadece işi gücü bırakıp en yakın sinema salonuna uğramanızı şiddetle tavsiye etmekle kalıyorum bu sefer.Biliyorum, bu yazım incelemeden çok tanıtım yazısı gibi oldu ama Mad Max Fury Road emin olun daha azını hak etmiyor.Süper-kompleks bir senaryo,onlarca beklenmedik an,psikolojik çözümlemeler yerine bomba gibi,dur durak bilmeyen bir aksiyon filmi istiyorsanız daha iyisini bulmanız çok zor.



2 Mayıs 2015 Cumartesi

Avengers: Age of Ultron İncelemesi


Her şeyden önce büyük çoğunluğun aklındaki o malum soruya değinelim:
Avengers:Age of Ultron ilk film kadar iyi mi?  Sorunun cevabı aslında bir Marvel filminden beklentilerinize bağlı.Kusurlarına rağmen bir filmi çok sevebiliyorsanız ikinci filmi daha çok beğenmeniz olası.Avengers:Age of Ultron görkemli,epik ve son derece eğlenceli fakat ele almaya çalıştığı pek çok farklı konuyu hakkını vererek perdeye yansıtmakta başarılı olabilmiş değil.İlk film ise bunun aksine daha sade ve anlaşılabilir senaryoyu gayet başarılı bir kurguyla birleştirip,basamakları emin adımlarla tırmanıp ulaştığı yerde mükemmeliyeti yakalayan bir yapımdı.
Evet, Avengers:Age of Ultron senaryo açısından çok daha komplike,aksiyon açısından bir tık önde,ilk filmden daha iyi yaptığı çok şey var aslında ama attığı adımlarda tökezlediği de bir gerçek.Bu tökezlemelerin sebebi ise filmin 140 dakika süresinin belirli yerlerde çok yetersiz kaldığını hisettirmesi.Yönetmen Joss Whedon hem serinin devam filmlerine ortam hazırlayıp hem de bu derece kalabalık bir kadronun her bir üyesini eşit değerde tutmaya çalışınca hem yetersiz hem yersiz sayılabilen sahnelerle karşı karşıya kalıyoruz.



Avengers:Age of Ultron son derece etkileyici bir aksiyon sahnesiyle açılışını yapıyor ve film sona erene kadar tam gaz devam ediyor,Filmin sürdüğü 140 dakika boyunca Avengers takımını izlemek,birbiriyle olan etkileşimlerine tanık olmak son derece keyifli.Zaten Avengers serisini sıradan aksiyon filmlerinden ayıran en belirgin çizgi bu:sahip olduğu karakterler.İzlediğimiz sayısız aksiyon filmlerindeki karakterlerin aksine burada karşımızda olan ekip ikonik çizgi roman kahramanlarından oluşuyor,bu faktör de ekibin diyaloglarını bile son derece ilgi çekici hale getiriyor.Mizah unsuru bile süper kahramanlarla ayrı bir noktaya ulaşıyor. Aksiyonun tavan yaptığı yerlerde ekibin birlikte çalışmasını izlemenin ne kadar harika bir his olduğundan bahsetmeme gerek bile yok sanırım.



Takım dinamiği kusursuz yakalanmış, bununla beraber Avengers ekibinin yeni üyelerinin hepsini çok başarılı bulduğumu belirteyim.Scarlet Witch senaryonun şekillenmesinde büyük rol oynuyor,kendisinin zihinle oynama yeteneği takımı hiç beklemedikleri mental bir mücadeleye sokuyor bu da filme oldukça inandırıcı bir duygusal derinlik katıyor.Quicksilver ise Scarlet Witch'in aşırı koruyucu abisi imajıyla ekibin ''sinirli genç'' kontenjanını dolduruyor.Quicksilver'ı X-Men Days of Future Past'de Evan Peters'ın oynadığı versiyona göre çok daha inandırıcı ve başarılı bulduğumu da belirteyim.Yine de yeni üyelerden kesinlikle en öne çıkan karakter Vision.Kendisi bir noktada filmi sırtlayıp götürüyor.Yeni karakterlerin hepsinin hakkı verilmiş hatta serinin bir önceki filminde oldukça geri planda olan Hawkeye karakteri Avengers:Age of Ultron'un belki de en öne çıkan ekip üyesi olmuş.Tanrılar ve canavarların oluşturduğu bir ekipte bir ''insan'' olmanın ne demek olduğunu çok iyi hisettiriyor bize Clint Barton.Kendisi seyircilerin en çok empati kurduğu Avengers üyesi haline geliveriyor birden.



Evet ekibin çok iyi olduğunu söyledim ama Avengers ekibi içinde bir sıkıntı var ki filmin de en büyük sorunu haline dönüşüveriyor bu.Black Widow-Bruce Banner romantizmi.Zaten pek çok konuyu kısa zamanda ele almaya çalışan filme bir de iki bambaşka karakterin birbiriyle yakınlaşma çalışmaları eklenince yukarıda bahsettiğim ''yersiz'' sahneler çoğalmış oluyor maalesef.



E bir süper kahraman filminin olmazsa olmazı tabi ki kaliteli bir düşman.Filmin adını taşıyan baş kötüsü Ultron ise Marvel'ın bünyesinde barındırdığı en etkileyici kötü adamlardan biri artık.Çizgi romanlarda gördüğümüz soğuk ve duygusuz ölüm makinesinin aksine Ultron alaycı,öfkeli ve narsistik bir karaktere bürünmüş.Kendisi tam bir şeytani Tony Stark ki bu Ultron karakterine katılabilecek en deha yorum bence! 



Evet toparlamak gerekirse Avengers:Age of Ultron yukarıda da bahsettiğim gibi son derece etkileyici bir film.CGI harikası olan aksiyon sahneleri ve epik olarak tabir edebileceğimiz pek çok ayrı sahnesiyle 140 dakika boyunca sizi koltuğunuza çivileyecek bir yapım.Kusurlarına rağmen Marvel filmleri içinde en iyilerden biri olmaya aday.